ABD ara seçimlerinde Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’nin hem de Senato’nun kontrolünü ele geçirdi. Bu sonuç, Başkan Donald Trump ve politikalarına yönelik bir kınama olarak görülüyor. Seçim sonuçlarının ardından Cumhuriyetçi Parti içinde yenilginin nedenlerine dair tartışma başladı.
Başkan Yardımcısı JD Vance, çarşamba günü X’te yayımladığı yazıda seçmenlerin motivasyonlarına atıfta bulundu. Vance, Demokratların Trump seçmenlerinin taraf değiştirmesi sayesinde tarihi kazanımlar elde ettiğini belirtti.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance
SEÇİM YENİLGİSİNİN NEDENLERİ
Vance, X’teki yazısında, “Asıl sorun şu ki, 2024’te Trump/Vance’e oy veren birçok kişi 2026’da Demokratlara oy verdi” ifadesini kullanarak, mevcut politikaların seçmeni ikna etmekte yetersiz kaldığına işaret etti.
CNN International’ın bildirdiğine göre, bir anket şirketinin “seçmenlere, Cumhuriyetçilere tekrar oy vermelerini sağlayacak şeyin ne olduğunu sorduğunu” aktaran Vance, yanıtların neredeyse tamamını oluşturan ilk dört cevabı şöyle sıraladı:
“İran savaşını bitirmek, yaşam maliyetine/enflasyona odaklanmak, ABD’yi öncelemek, İsrail ile ilişkimizi değiştirmek.”

Vance ayrıca yönetimi İran sorununu diplomatik yollarla çözmeye çağıran muhafazakar bir televizyon sunucusunun tavsiyesini de hatırlatarak, “Görünüşe göre siyasi tavsiyeleri yerindeymiş” diye yazdı.
Vance’in açıklamaları, aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da bulunduğu yeni bir çatışmayı destekleyenlere yönelik sert bir eleştiri niteliği taşıyor.

TRUMP JR’DAN VANCE’E TAM DESTEK
Vance’in paylaşımı, Trump’ın oğlu Donald Jr. tarafından da paylaşıldı. Donald Jr., paylaşıma “Bunun her kelimesi yüzde 100 yüzde 100 yüzde 100 doğru” yorumunu ekledi.
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ABD’de başlayan İsrail tartışmasına ilişkin konuştu. Her iki yoruma yanıt olarak yaptığı açıklamada, İsrail’in ABD Başkanı ve Başkan Yardımcısı’na büyük saygı duyduğunu söyleyen Herzog, “Başkan Yardımcısı Vance’in açıklamalarını az önce duydum. Başkan Trump’a, Başkan Yardımcısı Vance’e ve Demokrat Parti’ye saygı duyuyorum. İsrail her zaman iki partili olmaya gayret etmiştir.” dedi.

Donald Trump JR.
SİLAH AMBARGOSU VE YAPTIRIMLAR GÜNDEME GELEBİLİR
Ara seçimlerin arifesinde Donald Trump bile ABD-İsrail ilişkisinin siyasi bir yük haline geldiğini fark etmiş görünüyordu. Trump’ın seçim sabahı İsrail’e askeri yardımı keseceğine ilişkin açıklaması tepkilere neden olmuştu. Filistin destekçileri, Trump’ın sözlerini seçim öncesi yapılan bir sandık hamlesi olarak görmüş, İsrail yanlıları ise “ciddiyetsiz” diye nitelemişti.
Trump’ın yıllık yaklaşık 4 milyar dolarlık askeri yardımı silah satışlarıyla değiştireceği açıklaması, pratikte pek bir şeyin değişmeyeceğinin sinyalini verdi.
The Guardian’ın analizine göre bu açıklama, Trump’ın, 70 binden fazla Filistinlinin ölümüne yol açan Gazze soykırımının arka planında İsrail’e verilen desteğin ne kadar düştüğünü dikkate değer bir şekilde kabul etmesiydi.
Yahudi Barış Hareketi’nin siyasi direktörü Beth Miller, “İsrail konusunda eski iki partili uzlaşma sona erdi” dedi. Bu uzlaşma ortadan kalkarsa bir sonraki Kongre, İsrail’e silah ambargosundan şiddet yanlısı yerleşimcilere ve yetkililere yönelik yaptırımlara kadar bir dizi önlemi gündeme getirebilir. Ancak Trump, bunları engellemek için veto yetkisini elinde tutacak.

İSRAİL LOBİSİ BAŞARISIZLIĞINI İTİRAF ETTİ
Oylama aynı zamanda Trump’ın İran’la yürüttüğü savaşa da bir ret anlamına geliyordu. JD Vance, bu durumun “neredeyse herkes için apaçık ortada” olduğunu belirtti. Dış politika konuları nadiren ABD seçimlerini belirliyordu. Ancak bu sefer dış politika, ABD’lilerin günlük yaşamlarını doğrudan etkiledi.
Washington DC Arap Merkezi’ndeki Filistin/İsrail Programı Başkanı Yousef Munayyer, “ABD’liler, her benzin istasyonu ve market ziyaretinde İran savaşının başarısızlıklarını hatırlıyorlardı. İsrail bu hikâyenin merkezinde yer alıyor” ifadelerini kullandı.
AIPAC gibi grupların ABD seçmenleri arasında İsrail’in çöken itibarını tersine çevirmek için on milyonlarca dolar harcamasına rağmen açıkça Filistin destekçisi adaylar İsrail yanlısı adayları mağlup etti. Geçtiğimiz ay AIPAC, açık desteğinin İsrail yanlısı adaylara yardımcı olmaktan çok zarar verdiğini kabul etti ve doğrudan destek ve bağış yapmayı bırakacağını açıkladı. Bu, pratikte çok az sonucu olsa bile dikkat çekici bir itiraf olarak görülüyor.

EL-SAYED’İN ZAFERİ
Michigan’da Abdul el-Sayed, AIPAC’in kendisini yenmek için 40 milyon dolardan fazla para harcamasına rağmen ABD Senatosu’na seçilen ilk Müslüman oldu. Sayed’in zaferi, İsrail yanlısı seslerin ve Trump yönetiminin son üç yıldır aralıksız savunduğu, “İsrail’i eleştirmenin Yahudi karşıtlığı olduğu” anlatısının seçmenler tarafından reddedilmesi olarak yorumlandı.
Sayed, zafer konuşmasında seçmenlerine teşekkür ederek, şunları dile getirdi:
“Filistinli çocukların atalarının topraklarında vergilerimizle öldürülmeden büyümeleri gerektiğine inanıyorsanız, sizi nefret dolu olmakla suçlamaya çalışıyorlar. Barışa, onura ve kendi kaderini tayin etme hakkına eşit şekilde inanıyorsanız, bu nefret değil, sevgidir.”

ABD Senatörü Abdul el-Sayed
YAHUDİLER DE DEMOKRATLARI DESTEKLEDİ
Michigan’da sandık çıkış anketlerine göre Sayed Yahudi seçmenlerin çoğunluğundan destek aldı. Yahudilerin İsrail konusundaki tutum değişiklikleri nedeniyle Demokrat Parti’den toplu olarak ayrılacağı yönündeki uyarılara rağmen, J Street’in anketine göre Yahudilerin yüzde 72’si Demokratlara oy verdi. Oysa Cumhuriyetçi Parti 2024’ten bu yana Yahudi oylarındaki payını artırmıştı.
Orta Doğu Barış Vakfı Başkanı Lara Friedman, Demokrat Parti’nin on yıllardır “Filistin’i destekleyen herkesi dışladığını veya ötekileştirdiğini” kaydederek, “ABD’li seçmenler ve son derece yetenekli bir grup aday bir araya gelerek bu dışlanmaya son verdi” değerlendirmesinde bulundu.
Uluslararası Politika Merkezi’nin başkan yardımcısı ve Senatör Bernie Sanders’ın eski dış politika danışmanı Matt Duss, Demokratların artık savaşa karşı çıkan parti olma fırsatını değerlendirmeleri gerektiğini söyledi.
Duss, “Trump, 2024’te savaş karşıtı bir aday olarak yarıştı ve kazandı çünkü ne yazık ki Demokratlar ona bu yolu sonuna kadar açık bıraktılar. Soru şu: Demokratlar sonunda anlayacaklar mı? ABD’lilerin savaştan bıktığını ve yeni bir dış politika istediğini sonunda fark edecekler mi?” ifadelerini kullandı.